Bilgi

Sevgili kardeşlerim!.. Bu sitededeki bütün yazılar,  mp3 sohbetler,  TV programları, tamamen Efendimizden öğrendiğimiz ilimle gerçekleştirilmiştir. Sizler de Allah’a ulaşmayı dileyip, Hacet Namazı ile Allah’a sorarak öğrenip tabi olacağınız Mürşidiniz, Allah’tan aldığı ilimleri sizlere de öğretecektir inşaallah. Allah hepinizden razı olsun.

MEHDİ,İMAM İSKENDER ALİ MİHR HZ.HAKKINDAKİ MEDH’İYELER (EMRÎ DİVANI:Ö.1575)
Ferhat BAŞTUĞ - 'KUR'AN,HADİS VE EVLİYA DİVANLARIYLA MEHDİ AS

lale5

(EMRÎ DİVANI:Ö.1575)
*ÇÜNKÜ İSKENDER AS,ÜLKELERDEKİ AŞIKLARIN GÖNÜLLERİNDE “ŞAH”OLUR.O’NUN EMMARESİ (RESUL olması)”HIZIR AS’IN YARDIMIYLA YEŞİL TONLU DUHAN “OLAYIDIR.(Duhan/10,11,12,13,14)
*EY BÜTÜN KAİNATIN PADİŞAH’I İSKENDER AS!..SEN ENYÜKSEK TEPELERİN ÜZERİNDE GÖRÜNEN EN PARLAK “MİHR”SİN (Güneş’sin).


Kâinâtı ben gözüm yaşına gark-âb eyledüm
Bir iki şehr aldı İskender hemîn deryâ ile  
 (BEN KAİNATI GÖZYAŞLARIMLA DOLDURDUM.İSKENDER AS HEMEN BİR İKİ ŞEHİR ALDI)
Ne harâmîdür gözüñ kim tîg-zen kirpüklerüñ
Aña eylerler tapu saf baglayup alay ile  
 ((KİM Kİ,HAYDUT OLAN GÖZÜN KİRPİKLERİNİ (Kalb’in üzerindeki perdeyi) KESERSE;”ONA SAF BAĞLAYIP DEĞİŞMEYEN PAYE (SERTİFİKA) VERİLİR))
Çünki dil İskenderi iklîm-i ‘ışka şâh olur  
Aña Hızr-ı reh yeşil tonlu duhân-ı âh olur
 ((ÇÜNKÜ İSKENDER AS,ÜLKELERDEKİ AŞIKLARIN GÖNÜLLERİNDE “ŞAH”OLUR.O’NUN EMMARESİ (RESUL olması)”HIZIR AS’IN YARDIMIYLA YEŞİL TONLU DUHAN “OLAYIDIR.(Duhan/10,11,12,13,14))
Kodum ey şeh olalı mülk-i gamuñ İskenderi
Mîl-i âhum üstine mir’ât-ı mihr-i enveri
 ((EY BÜTÜN KAİNATIN PADİŞAH’I İSKENDER AS!..SEN ENYÜKSEK TEPELERİN ÜZERİNDE GÖRÜNEN EN PARLAK “MİHR”SİN (Güneş’sin))
                               EMRÎ DÎVÂNI
http://ekitap.kulturturizm.gov.tr/belge/1-74909/divanlar.html
Hayatı  
Emrî, Divan şiirinin kendini bulduğu, orijinal ürünler verdiği ve sonraki yüzyılları etkilediği 16. yüzyılda devrin
kaynaklarında şiiri takdir edilen ve muamma ve tarih düşürme sahalarında üstâd olarak kabul edilen bir şâirdir.  
Emrî'nin doğduğu Edirne, ilk önce devlet merkezi, daha sonra da Balkanlara yapılan fütuhâtın ve askerî
harekâtların beşiği olarak Osmanlı devletinin son zamanlarına kadar önemini korumuş bir şehrimizdir. Edirne'den
uzun bir müddet için,  şiire önem veren hatta kendileri de  şiir yazan padişah ve  şehzâdeler  şehri olarak da söz
edilebilir. Emrî'nin doğduğu ve hayatının büyük kısmını geçirdiği bu şehir, siyasî ve askerî bir merkez olması yanı sıra
aynı zamânda bir ilim ve kültür merkezi olma özelliğine de sahiptir. Söz konusu dönemde Edirne'de şiir zevkinin ileri
derecede olduğunu, şâirlerin tertip ettikleri meclislerde şiir okuyup değerlendirdiklerini kaynaklardan öğreniyoruz.
Aslında Edirneli, hatta Rumelili  şâirlerin geleneğe dayalı divan  şiirinde, fazla belirgin olmasa bile ayrı bir üslûp
çizgilerinin olduğunu söylemek mümkündür.  
Asıl adı Emrullâh olan ve kaynaklarda çoğunlukla Emrî Çelebi, Emrullâh Çelebi olarak geçen Emrî'nin
Edirneli olduğu bütün kaynaklarda ittifakla belirtilmektedir. Ailesi hakkında bilgimiz olmayan Emrî'nin tahsil hayatı
ile ilgili sadece Sehi Bey'in Heşt Behişt tezkiresinde yer alan "İlm-i zâhire sa'y iderken ferâğat itdi" cümlesinden
tahsilini yarıda bıraktığını öğreniyoruz. Önceleri bazı imâretlerin kitâbet vazifesi ile meşgul olurken Hasan Çelebi'nin
anlattığına göre Kemalzâde Ali  Çelebi'nin Edirne kadısı olmasından sonra onun himayesi ile Yıldırım Bayezid
Medresesi'nin tevliyet hizmetinde bulunmuş ve bu şekilde "dil-i mahzûnu şâdân ve gonca-i hâtırı gül gibi handân"
olmuştur.    Yine  aynı kaynağa göre Emrî, daha sonra düşmanlarının hasedine maruz kalarak bu vazifesinden
azledilmiştir.